Ahmet Çelikkol

           Ana Sayfa           

          Site Haritası          

   Ruhsal Bozukluklar  

     Muayenehane   

           İletişim         

             Basında           

        Konuk Defteri       

            Kitap           

     Gazete Yazıları    

       YÖK Yazıları      

   Çelikkol Yayıncılık  

            Özgeçmiş           

            Fotoğraf           

                 Şiir                

  Ege Psikiyatri Yayınları 

Cumhuriyet Bilim Teknik

Anabilim Dalı Başkanı Nasıl Belirlenmeli?

"Sorun, ABD Başkanının nasıl belirleneceği kadar, nasıl çalışacağı ve yetkileridir."

Anabilim Dalı başkanının nasıl belirleneceği konusu önemlidir; bu nedenle tartışılmaktadır. Madde madde bu konuyu irdeleyelim:

1- Şimdiki durumda, anabilim dalı başkanı, o anabilim dalı öğretim üyeler tarafından seçilmektedir; üstelik salt çoğunlukla. Ancak küçük birimlerde, yöneticinin sadece o küçük birim tarafından seçilmesinin sakıncaları vardır. Yönetici, sadece o anabilim dalı öğretim üyelerince değil, mesela bölüm öğretim üyelerince hatta fakülte öğretim üyelerince seçilseydi, özellikle şarklılık zihniyetinin geçerli olduğu ülkemizde, birtakım ayak oyunlarına, pazarlıklara meydan verilmemiş olurdu. Bunun yanında, mesela beş kişi, kendi yöneticilerini seçtiğinde, seçim gizli yapılmış da olsa, kimin kime oy verdiği bellidir. Böyle bir durumda, demokrasiyi hazmedememiş ya da kindar biri seçildiyse, neler olacağını ancak yaşayanlar bilir.

2- Önerilen bir yöntem, en çok yayını olan öğretim üyesinin başkan atanmasıdır. Ancak bunun objektif kriterlerini saptamak kolay değildir. Bir öğretim üyesinin, çok sayıda araştırmaya bir şekilde adını ekletmesi kimseye yabancı gelmez. Diyelim, bir öğretim üyesi yıllarca çalıştı, çok önemli bir makale yazdı. Başka bir öğretim üyesi, mesela, "Türkiyede işkence gören 10 kişiden %3'ünde ruhsal bozukluk saptadım" diye bir makale yazarsa hemen bir yurt dışı yayın sahibi olur. Bu örnekler artırılabilir.

3- Başka öneriler de getirilebilir. Mesela, başkanlık, sıra ile, nöbetleşe sürdürülür. Demokratik görünsün diye, Belediye Meclisi veya İl İdare Meclisi seçim yapabilir. Ancak, Akademik Kurul Toplantısında, bir öğretim üyesi bir gündem maddesi önerdiğinde, başkan "öneriyi yazılı olarak anabilim dalı başkanlığına yaz, ben eğer istersem gündeme alırım" der, kendisine davranışının uygunsuzluğu hatırlatılınca yetkisinden söz ederse, başkan oraya hangi usulle gelirse gelsin ne fark eder?

4- Demek ki sorun, Anabilim Dalı Başkanının nasıl belirleneceği kadar, nasıl çalışacağı; yetkilerinin ne olacağındadır.

Hükümetler Meclis denetiminde çalışır; Meclisin onaylamadığı işleri yapamaz. Anabilim dalı başkanı da, kendi anabilim dalının öğretim üyelerinden oluşan, halen göstermelik de olsa var olan Akademik Kurulun denetiminde çalışmalıdır. Mesela kimin kariyere kalacağı Akademik Kurulca kararlaştırılmalıdır.

                Zaten, emin olunuz, böyle demokratik bir uygulama getirilse, başkanlığın maddi ya da manevi rantı ortadan kalkacağından sorun önemli oranda çözülmüş olacaktır. Fakat ne yazık ki, bugünkü YÖK yönetmelikleri, anabilim dalı başkanlarına keyfi davranma yetkisi vermektedir ve huzursuzluk buradan kaynaklanmaktadır. Bu durumda, sorunu çözmek için YÖK yasasının değişmesini beklemeye de gerek yoktur; çünkü düzenleme yönetmelikle yapılmıştır. Bu yönetmeliklerin, hukuka ve çağdaşlığa uygun duruma getirilmeleri her halde çok zor değildir.