BİPOLAR (iki uçlu) BOZUKLUK Depresyon ve tam tersi bir durum olan mani tabloları, aralıklı olarak veya ardarda hatta bazan birlikte (karışık tip) yaşanır. Depresyon önceki bölümde anlatıldığı gibidir. MANİ
Bir yıllık sürede, yüz erkekten 1.2’sinin yaşamında ilk kez mani ortaya
çıkardığı hesabedilmiştir. Bu rakam kadınlarda 1.8’dir. Bir kişinin yaşamı
boyunca mani geçirme riski %1’dir. Genellikle 30 yaş civarında ortaya
çıkar. Ailelerinde bu hastalık olanlarda, hastalanma riski daha yüksektir.
Hastalık göstermede kırsal ya da kentsel kesimden olmak farklı olmamakla
birlikte, yüksek sosyoekonomik gruplarda hafifçe daha fazla görülür. Eğer
birinci derece akrabalarda (anne, baba ve kardeş) bu hastalık varsa, risk
%20-25’ çıkar. Bipolar hastalarının %50’sinin anne-babasında, mizaç
bozukluğu bulunduğu saptanmıştır. Anne babadan birinde bipolar bozukluk
varsa, çocuğun bu hastalığa yakalanma riski %25’dir. Eğer hem anne hem
babada bu hastalık varsa risk % 50-75’e yükselir. Tek yumurta ikizlerinden
biri bu hastalığa yakalandığında, diğerinin de yakalanma riski, %
40-70’tir (konkordans). Bu oran çift yumurta ikizlerinde % 20’ye düşer.
Eğer hastalık bilinen anlamda kalıtımsal olsaydı, tek yumurta ikizlerinde
konkordans oranının % 100 olması gerekirdi.
Genellikle nöbetler halinde gelen bir hastalıktır. Örnekse hasta, bir mani
nöbeti geçirir; birkaç ay içinde iyileşir. Gerekli koruyucu tedavi
uygulanmazsa, bakarsınız birkaç yıl sonra bakarsınız birkaç hafta sonra
hastalık tekrar başlar. Yeni gelen nöbet mani nöbeti olabileceği gibi, iki
kutuplu bozukluğun depresif nöbeti de olabilir. Sonuçta, iki kutuplu
bozukluk, ya mani ya depresyon nöbetleriyle gelir; bu ikisinin tedavisi
aynen belirtileri gibi birbirinin tamamen zıddıdır. Bu bakımdan aileler,
hastaları mani nöbetinde ve mani tedavisinde iken birdenbire veya bir süre
aralıkla depresyon belirtileri göstermeye başlarsa, hemen uzmanına
başvurup yeni tedavisini düzenletmelidir. Depresyondan maniye geçiş olursa
aynı kural geçerlidir.
Hastanın genel
görünüm ve davranışında, aşırı hareketlilik, ruhsal ve bedensel
huzursuzluk, gösterişli, aşırı renkli elbiseler giyme, bayanlarda aşırı
makjaj, her iki cinsiyette gözalıcı aksesuarlar, giyimin acaip bileşiminin
ve görünümünün farkında olmama, muayene sırasında izinsiz hekimin odasına
girme ve etrafı karıştırma, tehdit edici davranışlar, aşırı heyecan ve
hareketlilik, aşırı neşe hali dikkati çeker. Duygulanım, değişken ve çok
şiddetlidir. Genellikle çok neşeli olmakla birlikte, kısa süreli ani
ağlama gibi depresyon belirtileri gösterebilirler; fakat kısa zamanda
neşeli hallerine dönerler. Konuşma yüksek seslidir ve genellikle hızlı
konuşurlar; dramatik, abartıcıdırlar. Bazan, anlaşılmaz konuşma düzeyine
ulaşabilirler(enkoherans).
Düşünce
içeriğinde, kendine verdiği önem ve değerde artma, büyüklük düşüncesi,
bencil olma, sanrılar ve daha seyrek olarak varsanılar vardır. Sanrı ve
varsanıları genellikle hastanın mizacı ile uyumludur; “beni başbakan
yapacaklar” düşüncesi ya da bu nitelikte sözler işitme gibi. Kötülük görme
sanrıları olabilir. “kıskanıyorlar, beni öldürecekler.” Düşünce uçuşması
görülür. Bir fikirden diğer fikire hızla atlar. Başladığı konuyu
bitiremez, bu arada birçok şeye değinir fakat hiçbir şey anlatmaz. Zihnini
bir konuya odaklaştırma (konsantrasyon) güçlüğü içindedir. İçgörü ve akıl
yürütme genellikle bozulmuştur. Hastalığının farkında değildir, inkar
eder. Akılcı kararlar veremediğinin farkında değildir. Aşırı para harcama,
hesapsız kumar oynama, aşırı cinsellik, rastgele cinsel ilişki ya da
teşebbüsleri görülür. Engellenme toleransı düşmüştür, çabuk sinirlenir,
kavga çıkarır, saldırgan olur. Libido artar, yememe veya yemeye vakit
bulamama ve aşırı hareketlilik yüzünden kilo kaybı olabilir. Uyumazlar ve
uykuya ihtiyaçları olmadığını söylerler. Üretken olamamakla birlikte aşırı
enerjileri vardır.
Görüldüğü gibi,
maninin klinik belirtileri ve seyri depresyonun aynadaki yansıması ya da
negatifi gibidir; tam zıddıdır. Maninin, hastalık dönemindeki tedavisi yanında, tekrar nöbet gelmemesi için başvurulan koruyucu tedavileri de vardır. Koruyucu tedavi uygulandığı sürece bir daha bu hastalığı geçirmezler; bu olamazsa, mani nöbeti (ya da depresyon ) tekrar başlasa bile, genellikle hafif düzeyde olur ve kısa sürede sönme eğilimi gösterir. Bu bakımdan, koruyucu uygulamalar önem taşır.
|