Ahmet Çelikkol

Free, Şubat 2006

CİNSEL YAŞAMIN GİZLİLİĞİ

 

Hayvanlar uluorta seks yaparlar, yemek, içmek gibi.

Hayvanlar, dışkılamalarını da uluorta yapar.

Uygarlık, insanlığa birtakım değer yargıları kazandırmıştır; birçok davranışa sınırlamalar getirmiştir. Özel hayatın gizliliği de hemen her toplumda yasalarla korunmaktadır. Cinsel yaşamın gizliliği bunların başında gelir.

Akıllıca bir davranış olmasa da, kişi, partneriyle birlikte seyretmek üzere cinsel yaşamını kayda alabilir, kendi bileceği iştir. Ancak bu resim ya da görüntüler bir şekilde başkasının eline geçebilir ve kötü amaçla ya da ticari amaçla kullanılabilir. Günümüz teknolojisi, minik kameralar, kameralı cep telefonları işi iyice kolaylaştırmış durumdadır.

Eğer bir ülkede veya bir toplumda, ileri teknoloji, onu hazmetmeyenlerin eline geçtiyse, bu tür uygunsuz davranışlar artar. Toplumda, yeterli bilgisi, kültür birikimi, işi gücü olmayan, kaynağı belirli veya belirsiz hak edilmemiş parayla geçinen kişiler ne kadar bolsa, bu tür kötüye kullanımlar da o oranda yoğunlaşır. Buraya kadar anlatılar kısmen masum fakat akıllıca olmayan ve sonuçta özürlü davranışlardır.

Her toplum, belli oranda ruhsal bozukluğu olan kişilere sahiptir. Burada konumuzu ilgilendiren, daha çok “cinsel bozukluklar” ve “kişilik bozuklukları”dır. Cinsel bozuklukların ikinci kategorisi parafililer, egzibisyonizm (teşhircilik, göstermecilik), fetişizm, cinsel mazohizm, cinsel sadizm, voyörizm (göstermecilik, röntgencilik) gibi bozuklukları içerir. Cinsel partnerlerin ikisi de bu tür bozukluklara sahipse, artık kolay ulaşılan görüntüleme teknikleriyle neler yapılabileceğini hayal etmek güç değildir. Eğer cinsel partnerden sadece biri bu sapkınlıklar içindeyse, diğer taraf “kurban” durumuna düşer, hem de toplumun neredeyse tabu haline getirdiği konuda bir kurban.

Diğer psikiyatrik bozukluk kategorisi, “kişilik bozuklukları”ndan bazıları; cinsel yaşam konusunda kişiyi sapkın davranışlara yöneltebilir. “Kişinin içinde yaşadığı kültürün beklentilerinden belirgin olarak sapan, davranış ve iç yaşantı örüntüsü”, kişiyi her alanda sapkınlık davranışlar göstermeye aday haline getirir. Kendini, başka insanları ve olayları algılama ve yorumlama yollarında sorunları olan antisosyal kişilik bozukluğu, borderline (sınırda) kişilik bozukluğu, histriyonik kişilik bozukluğu, narsisistik kişilik bozukluğu böyledir. Bu tür kişilik bozuklukları içinde olanlar, cinsel partnerini acımasızca “kurban” haline getirebilir.

Aslında toplumun, ülkemizde görülen birtakım örneklere yüz vermemesi beklenir. Ama reyting peşindeki basın-yayının konuyu sürekli gündemde tutması, belki toplumun cinsel konulardaki idefiksleri, basit bir sapkınlığı manşetlere çekmektedir. Eğer medya toplumun bir aynasıysa, cinsel yaşamın görüntülendiği basit video malzemelerinin haber olması üzücüdür.

Kanımca esas sorun buradadır. Yoksa, her toplumda belli oranda, her zaman var olan anılan kişilik bozuklukları, böyle sapkın davranış sergilediğinde toplum yüz vermese ne olurdu? Hiçbir şey.