|
|
Dissosiyatif Bozukluklar
Genel özellikler, psikolojik nedenlerle orta çıkan bellek, bilinç, kimlik
veya çevrenin algılanmasının kaybıdır. Herhangi bir beyin hasarı söz
konusu değildir. Bu başlık altında 4 hastalık ele alınır DİSSOSİYATİF
AMNEZİ (bellek yitimi) Yeni
bilgileri öğrenme kapasitesi bozulmamış olmakla birlikte, genellikle
stresli ve travmatik durumlarda görülen önemli bilgilerin ani kaybı söz
konusudur. Bu unutma, olağan bir unutkanlıkla açıklanamaz. Hastalar,
genellikle bellek kaybından haberdar ve bu konuda uyanıktırdır. En yaygın
tipinde, lokal amnezi söz konusudur. Burada, kısa bir zaman dönemine ait
olaylar unutulmaktadır. Hastalarda bu tür kısa süreli hafıza kaybına karşı
belirli bir aldırmazlık söz konusu olabilir. Bilinçte hafif bir sislenme
görülebilir. Dissosiyatif
bozukluların en yaygın olanıdır. Felaketlerin ardından veya savaş
anlarında daha sık görülür. Kadınlarda daha fazladır. Ergenlikte, erken
erişkinlikte ortaya çıkar. Emosyonel travmalar hastalığa katkıda
bulunur. Bu
hastalarda, bellek kaybı, elem verici psikolojik çatışmalara ikincildir.
Hastalık aniden sonlanabilir; az sayıda tekrarlamalar olabilir. DİSSOSİYATİF
FÜG (kaçış) Hasta,
herzamanki evinden veya işinden uzak bir yere, ani, beklenmedik
seyahatlere çıkar. Önceki kimliğini, ailesini, adını yani önceki
kimliğininin önemli kısmını hatırlayamaz ya da hatırlamakta güçlük çeker.
Genellikle yeni bir kimlik takınır. Ani bellek kaybıyla birlikte, amaçlı,
açık zihinle, uzak mesafelere, uzun süren seyahatlere çıkma görülür.
Seyahat daha çok başıboş dolaşma şeklindedir. O sırada, geçmiş yaşamıyla
ilgili kısmi ya da tam bellek kaybı söz konusudur ve kişi bunun farkında
değildir. Yeni kimliğiyle tamamen normal bir görünümdedir; gariplik içinde
görülmez. Bazen bu yeni kimlikte şaşkınlık ve yönelim bozukluğu
olabilir. Nadir
görülen bir hastalıktır. Felaketler ardından ve savaş zamanlarında artar.
Emosyonel travmalar hastalığın ortaya çıkışına katkıda bulunur. Aşırı
alkol kullanımı yatkınlık geliştirebilir. Borderline, histrionik ve şizoid
kişilik bozukluklarında daha sık görülür. Genellikle kısa sürer, ancak
aylarca sürebilir ve çok uzak mesafelere seyahatler görülebilir. İyileşme
genellikle kendiliğinden olur ve hızlıdır. Hastalığın yinelemesi
nadirdir. DİSSOSİYATİF
KİMLİK BOZUKLUĞU Aynı
kişide ayrı kişilik ve kimlikler yaşanır. Kişi o sırada, sanki diğer
kişiliği yokmuş gibi, o anda yaşadığı kişilik, tutumlarına ve
davranışlarına hakim olur. Hasta ikinci bir kimliğe geçtiğinde, orijinal
kişilik genellikle hatırlanmaz; orijinal kişilik diğerinden haberdar
değildir. Bir kişilikten diğerine geçiş genellikle anidir. Her kişiliğin
ayrı karakteristikleri vardır. İki kişilik psikolojik teste tabi
tutulduklarında tamamen ayrı sonuçlar verirler. İki kişilik, başka
cinsiyetten, başka yaştan başka ırktan olabilir. Bu hastalık daha çok
filmlere konu olmakla birlikte, eskiden sanıldığı kadar az görülmediği
düşünülmektedir. Ergenlik
ve erken erişkinlikte görülür. Daha erken yaşlarda da başlayabilir.
Kadınlarda daha fazla ortaya çıkar. Birinci derece akrabalarda daha çok
görülür. Çocuklukta ruhsal ve fiziksel kötüye kullanım, hastalığın
etiyolojisinde rol oynar. Bunların büyük çoğunluğu cinsel kötüye
kullanımlardır. Bu cinsel kötüye kullanımların en yaygını ensest’tir
(ebeveyn, kardeş, dayı, amca gibi kişilerle yaşanan cinsellik, eski Türkçe
“fücur”). Çocuklukta yaşanan bu olaylar, dehşet ve acıdan kendini
uzaklaştırma ihtiyacına yol açar. Bu uzaklaşma ihtiyacı, orijinal
kişiliğin ayrı yönlerinin bilinçdışı bir bölünmesine yol açar. Her kişilik
gerekli emosyon ve durumu ifade eder; öfke, cinsellik, yetenek gibi.
Bunlar, orijinal kişiliğin ifade etmeye cesaret edemediği niteliklerdir.
Kötüye kullanım sırasına çocuk, dehşet verici fiillerden, kişiliğin
çözülmesiyle kendini kurtarmaya çalışır. Bunu yaparken, özde başka bir
kişi olur ya da kötüye kullanımın olmadığı veya olamayacağı başka bir kişi
olur. Çözülmüş kendi’ler, uzun süreli, farkedilmiş emosyonel tehditlerden
kendini korumanın kökleşmiş yöntemi olur. Epilepsi (sara) ile birlikte
görülebilir. DEPERSONALİZASYON
BOZUKLUĞU
Kişinin kendisi veya bedeninden sürekli ve yineleyici ayrılma hissini
yaşamasıdır. Rüyada olma, kendini dışarıdan seyrediyormuş hissi gibi.
Kişi, kendi ve bedeni hakkında gerçek dışılık duygusu içindedir. Bunun
yanında gerçeği değerlendirme yetisi bozulmamıştır. Bu duygular benliğe
yabancıdır. Zaman ve uzay algısında bozulmalar, kol ve bacakların
olduğundan çok uzun ya da kısa görünmesi, derealizasyon (dış dünya
hakkında tuhaflık hissi) yaygındır. Hastalar kendilerini robot gibi
hissedebilirler. Başdönmesi, depresif belirtiler, obsesyon, anksiyete ve
bedensel zihin uğraşları sık görülür. Hastalığın kendisi nadir olmakla
birlikte aralıklarla gelen depersonalizasyon dönemleri sık görülür. 40
yaşın üzerinde başlaması nadirdir. Kadınlarda daha sık olabilir. Şiddetli
stres, anksiyete, depresyon, rahatsızlığa yatkınlık sağlar.
|
|