|
|
Free TOPLU GEZİLERDE NE KADAR MEDENİYİZ?
Çok değil, 20 yıl önce yolculuğa çıksanız, otobüs, şehir garajından zamanında kalkmazdı, 10 dakika, çeyrek saat, hatırlı bir müşteri binecekse yarım saat beklerdiniz. Şimdi öyle değil, otobüs garajdan dakikası dakikasına kalkıyor, terminal yönetimi bu uygulamayı sıkı şekilde denetliyor. Böyle bakınca şehirlararası yolculuklarda medenileştik diyebiliriz. Dört günlük tatile çıkıyorsunuz, İzmir’den sabah 8.00’da hareket. Mümkün mü, bir yolcu gelmiyor, biraz tedbirlisi, üstelik görevliye telefon ediyor, ‘uyuyakalmışım, azıcık gecikiyorum!’. 39 kişi geciken yolcuyu bekliyor. Yolda mola veriliyor, 20 dakika; birkaç yolcu kafede keyfine devam ediyor, 20 dakika gecikiyorsunuz. Sonuçta, kurala uyanlar, dakik olanlar, zaman kavramına sahip olanlar, disiplinli olanlar cezalandırılmış oluyor. Elbette aynı zamanda kişilik meselesi, güvenilir olma meselesi. Bekleyen yolcular, kınayan gözlerle 39 kişiyi 20 dakika bekleteni, açıkçası 39 kişinin yirmişer dakikasını çalan kişiye bakıyor. O ise farkında değil, belki farkında da umurunda değil, sırıtarak yerine oturuyor. Büyük ihtimalle sonraki molada da aynı davranışı gösterecek. Bu da bir kişilik ama öyle güvenilir bir kişilik olamaz; baştan seçme şansınız olsa, birlikte yolculuğu kabul edeceğiniz bir kişilik değil. Randevuya sadık olma, medeni olmadır. Eğer kişi medeni değilse nedir? Medeni olmanın aksi medeni olmama, daha genel bakarsak vahşi olma anlamına geliyor. Kelimenin aslına inersek Medeni, Arapça Medineli, Medine’de yaşayan, kentli anlamına geliyor; Medine zaten kent demek. Bunun aksi, bedevi olma, dağlı, göçebe. Uygarlık gelişimine bakarsak, önceleri insanlar göçebeydi. Sonra köyler kurmaya başladılar. Bu yaşamda zaman, mesafe kavramı muğlâktır. ‘öğleden sonra kahvehanede buluşalım’. Saat 12 mi, 14 mü belli değil. ‘Tarla ne kadar uzakta’, ‘taa orada’, 550 metre mi, iki kilometre mi belli değil. İnsanlar kentlerde yaşamaya başladıkça yaşama kuralları daha bir belirginleşti, kurallar sıkılaştı. Artık saat diye bir kavram var, uzaklık denince 100 metre, bir kilometre var. Konuya tarihsel gelişim içinde baktığımızda, insanların önceleri bedevi olduğunu sonra kentleşerek medeni davranışlara yöneldiğini görüyoruz; özetle bedeviyet gelişip gelişip değiştikçe medeniyet ortaya çıkıyor. Öyleyse, bir seyahatte, otobüs saat 8’de kalkacaksa, zamanında hazır olan medeni, geciken bedevi oluyor. Ama insanoğlu zaaflıdır. Hazırlanmayı ağırdan alabilir, gecikebilir. Eğer öyleyse bunun bir bedeli olmalıdır. Avrupa’da benzer bir geziye katılırsanız, elbette elde olmayan nedenlerle veya insani zaafla geciken gene olur ama çok az sayıdadır. Otobüs zamanında kalkar, geciken bedelini öder; ya alelacele taksi tutar yetişir ya da parasını ödediği geziye katılamaz. Toplumlar durduk yerde medeni olmuyorlar veya olamıyorlar. Bunun yolu, kurallı yaşamaktır. Şehirlerarası terminallerde nasıl otobüsler zamanında hareket etmeye başladılarsa, turizm şirketleri aralarında anlaşıp bu kuralı uygulayabilir be uygulamalıdır, o zaman aramızda medeni olmayanlar varsa, mecburen medeni olurlar.
|
|