Free

TELEVİZYON TUTKUSU

 

            Milletçe televizyon tutkumuz malum. Başlıca sebebi sanırım tembelliğimiz. Kitap okumak varken, güzel sohbetler varken, müzik dinlemek varken, düşünmek varken kolayına kaçıyoruz. Sonra hızımızı olamıyoruz, kaliteli filmler, kültür programları, tartışmalar varken hepsini bırakıp, seyri kolay, ama bize hiçbir katkıda bulunmayan, zihin tembeli yapan, arabeskleştiren, davranışlarımızı olumsuz etkileyen dizilere yöneliyoruz. Söz gelimi, otuz televizyon kanalımızda beşerden, günde yüzeli diziyle karşı karşıyayız.

Tv bir uygarlık aracıdır, olmazsa olmaz. İyi ve gerekli olan ne varsa, aşırı tüketildiğinde, elbette sakıncalar doğurmaya başlar; tv de öyle.

            Öyle ki, sürekli tv izlemenin, özellikle dizi izlemenin evlilik uyumunu, hatta cinsel uyumunu tehdit ettiği iddiaları öne sürülüyor. Eşlerden biri, yatma saati geldiğinde “saat 02’de falan diziyi izlemeden yatamam” diye tutturuyor. Genelde olmasa bile özelde olabiliyor. O zaman dizi izlemeyen eş ne yapmalı?

Bir çiftin beraberliği, fikir olarak, davranışlarda, duygularda, anlaşma demektir, aynı zamanda yaşamın çok geniş alanlarında, ortak paydaları bulma, bunlar olamazsa karşılıklı taviz verme demektir. Kerevizi çok seviyorsunuz ama partneriniz kokusuna bile tahammül edemiyor, o zaman evde kereviz yemekten vazgeçeceksiniz, ne kadar çok severseniz sevin. Partneriniz tv istemiyorsa ve bunda ısrarlıysa zaten yapacağınız başka şey kalmamış demektir.

Tv dizilerimiz hakkında olumlu düşünmek mümkün değil hatta çok olumsuz düşünmek gerekir. 20 yıl önce Brezilya dizileri derdik, biraz küçültürcesine. Şimdi maşallah günde yüzden yazla dizi yayımlanıyor, durmadan tekrarlanıyor ve Brezilya’yı çoktan geçtik, ikiye, üçe katladık. İnsan tv karşısında zaman kaybediyor, o halde bir kazanımı olmalı. Haberleri izlersiniz, dünyadan haberdar olursunuz, kültür programlarını izlersiniz, kendinizi geliştirirsiniz. Sanat eserlerini izlersiniz, estetik duygularınız gelişir. Böyle yaşamı çok daha dolu yaşamış olursunuz.

Dizi izleyince üç ay sonra aklınızda ne kalır, hiçbir şey. Kaybettiğiniz zaman ayrı zarar. Dahası, kötü paranın iyi parayı kovduğu gibi, kötü, değersiz, yabancılaştırıcı, geriletici dizileri izlediğinizde ruhen ve bedenen geriye gidiyorsunuz demektir. Medeni olma vasfınız giderek azalıyor ve bedevi olma vasfınız artmaya başlıyor. Aynen arabesk müzikte olduğu gibi. Diziler de iyi birkaçı hariç, hepsi arabesk nitelikte zaten, bizi uyanık hale getirmiyor tam aksine uyutuyor. Dizilerimizde maşalah aşiret hayatı, pusu kurma, şiddet, tabanca, ihanet, silah, hepsi bol bol var.

Tv vardır, bir gerçektir ve uygarlık aracıdır. Aşırıya kaçmamanın, hele hele sürekli dizi izlememenin yolunu aramalıdır. Tv yerine geçebilecek başka birçok enstrüman bulunabilir. Kitap da okunabilir. Sohbet de edilebilir. Müzik dinlenebilir. Ev dışında kültür faaliyetlerine, sosyal faaliyetler de katılmak gerekir. Açıkçası, tv ülkemize gelmeden ne yapıyorduysak öyle yaparız, gereği kadar tv izleriz, olur biter.